Karaburun’un Köyleri: İnecik, Kösedere, Eğlenhoca ve Kaynarpınar
Karaburun’a gelirken yol boyunca denizi izlersiniz. Bu kez kıyıdan biraz ayrılıp İnecik, Kösedere ve Eğlenhoca’ya çıkalım. Birbirine komşu bu üç köyü gezip günü Kaynarpınar’da, denize karşı bir kahveyle tamamlayalım.
On yıldır yaşadığım ve gayrimenkul danışmanlığı yaptığım Karaburun’u anlatırken bu köylerin ayrı bir yeri var. Yarımadanın geçmişini, üretimini ve sofrasını aynı güzergâhta bir araya getiriyorlar.
Tepelerin ardındaki köylerden denize bakan yamaçlara
Bugün bir evin deniz görmesini isteriz. Bu köylerin eski yerleşimlerinde ise denizden görünmemek önemliymiş. Korsan saldırılarından korunmak için tepelerin ardına, kıyıdan kolay seçilmeyen yamaçlara yerleşilmiş.
İnecik, Kösedere ve Eğlenhoca’yı gezerken bu geçmişi akılda tutunca köylerin konumu daha anlaşılır oluyor. Zamanla yerleşim denize bakan yamaçlara ve sahile doğru açılmış. Eski köy sokakları yerinde dururken kıyıyla kurulan ilişki büyümüş.
Ben bu köyleri Kaynarpınar’la birlikte anlatıyorum. Yukarıdaki yerleşimle aşağıdaki iskeleyi birbirinden ayırınca hikâyenin bir tarafı eksik kalıyor.
İnecik: Sokakları denize çıkan köy
İnecik için “sokakları denize çıkan köy” demek hoşuma gidiyor. Meydandan sokaklara dağıldığınızda evlerin araziye nasıl yerleştiğini, köyün kıyıyla nasıl ilişki kurduğunu görüyorsunuz. Bahçe duvarları, birbirine yakın yapılar ve kıvrılan sokaklar, İnecik’in dokusunu oluşturuyor.
Bir evin içini gezmek işimin önemli bir parçası. Ama kapıdan çıkınca karşılaştığınız çevre de o evde yaşayacağınız hayatın içinde. İnecik’i anlatırken binalar kadar sokaklara da yer vermemin nedeni bu.
Köyün üretiminde üzüm, pekmez, zeytin ve incirin yeri var. Bardacık inciri de İnecik’le birlikte anılan lezzetlerden. Elbette hepsinin zamanı farklı. Geldiğiniz mevsimde hangi ürün varsa, köyün o dönemdeki hayatına da onun üzerinden yaklaşırsınız.
Kösedere’de ne yenir? Öküz köftesine yer açalım
Kösedere’ye geldiğimizde yemek molasına yer açalım. Burada özellikle öküz köftesini konuşmak istiyorum.
Adına bakıp bildiğimiz ızgara köfteyi düşünmeyin. Etin hamurlu bir karışımla hazırlanıp kızartıldığı, Kösedere’de tadabileceğiniz yerel bir lezzet. Yemek için gelmeden önce o gün hazırlanıp hazırlanmadığını sormak iyi olur.
Kösedere mantısı, çullama, katmer, körmen köftesi ve Kopanisti de bu mutfağın diğer parçaları. Karaburun’u tanımanın bir tarafı da bu sofraya oturmak; çevrede yetişen ürünün mutfakta neye dönüştüğünü görmek.
Bir köyü gezerken yemeğe ayırdığımız zaman da sokaklarda geçirdiğimiz zaman kadar şey anlatabiliyor.
Eğlenhoca’da meydan ve köy hayatı
Eğlenhoca’yı, İnecik ve Kösedere’yle aynı günün içine almak mümkün. Tarım, hayvancılık ve bağcılık, bu üç köyün ortak geçmişinde yer tutuyor. Aralarındaki yakınlık da yalnız haritadaki mesafeden ibaret değil.
Eğlenhoca’da meydanı ve çevresindeki sokakları gezinin içine alalım. Üç köy için dakikası dakikasına bir program kurmaya gerek görmüyorum. Bir yerde yemek uzayabilir, başka bir yerde oturup biraz daha kalmak isteyebilirsiniz.
Burada günlük hayat devam ediyor. Gezerken bir evin kapısının önünde, bir bahçenin yanında, insanların yaşadığı sokaklardayız. Köyü tanımak da biraz bu hayata dikkat ederek dolaşmak.
Kaynarpınar’da denize karşı köy kahvesi
Bu gezinin sonunu Kaynarpınar’a bağlıyorum. İnecik, Kösedere ve Eğlenhoca üçgeninin sahil ayağı burası. Köylerin kıyıya açıldığı, balıkçılıkla ve iskeleyle ilişki kurduğu yer.
Yukarıda sokakları ve üretimi konuşurken, burada yeniden denizin yanındayız. Kıyıda yürüyebilir, iskele çevresinde dolaşabiliriz. Kaynarpınar’a inmişken köy kahvesinde deniz manzarası eşliğinde kahve içmeyi de unutmayın. Günün sonunda biraz oturup denize bakmak için güzel bir mola.
Kendi aracınızla gelecekseniz başlangıç yönünüze göre köylerin sırasını değiştirebilirsiniz. Kösedere’deki yemek molasını önceden netleştirip son durakta Kaynarpınar’a zaman bırakmak, geziyi rahatça tamamlamanızı sağlar.
İnecik’teki ev, Kösedere’deki sofra, Eğlenhoca’daki üretim ve Kaynarpınar’daki iskele aynı bölgenin hayatına ait. Bu dört yeri birlikte gezdiğinizde, yol boyunca izlediğiniz kıyının arkasını da tanımaya başlıyorsunuz.
İskele ve Karaburun merkezini de geziye eklemek isteyenler için Karaburun’da sonbahar gezisini ayrıca anlattım.

